Reishi Mantarı (Ganoderma Lucidum) güzel dünyamızda yetişen yüksek derecede değerli bir bitkidir. Yaban ormanlık alanda canlı ağaçlar üzerinde ve çok nemli, içerisin az ışık geçiren yoğun bir şekilde ağaçlı ormanların içinde bulunan çürümeye yüz tutmuş ağaç kütükleri üzerinde yetişir. Bu mantar 4000 yıldan fazla bir süredir Geleneksel Çin ve Japon tıbbında kullanılmaktadır. Reishi geniş, oldukça dayanıklı, odunsu ve şişe mantarımsı bir mantardır. Reishi mantarının %75’i su iken mantarların çoğunluğu %90 civarında sudur. Kuru ya da ıslak yenilmez bu yüzden bu mantardan bir mantar özü ya da çay elde edilmelidir.
Saygı gösterilen bu mantarın birçok ismi vardır: Çincede “hayalet bitki” anlamına gelen Ling Zhi ve Japoncada Reishi sade olanlarıdır. “Ölümsüzlük Bitkisi”, “Ruhsal Gücün Bitkisi” ve “On Bin Yıllık Mantar” gibi isimler yaygın olarak bilinen ve bu mantarın mutluluğu, bilgeliği ve uzun yaşamı destekleyen, sağlamlaşan zihin ve vücut içindeki itibarı için verilen isimlerdir. Latince ismi Ganoderma Lucidum’dur. “Gan” parlak, “Derma” kabuk ve “Lucidum” göz alıcı anlamına gelir ve Latincede meyvemsi gövde görünüşlü anlamını ima eder. Reishi mantarının 6 çeşidi ve rengi vardır fakat yaygın olarak kullanılan ve Kuzey Amerika, Çin, Japonya, Tayvan ve Kore’de ticari olarak ekilen çeşidi Kırmızı Reishi’dir Geçmişte Reishi doğada sadece az bir miktarda yetişirdi ve bu yüzden oldukça pahalıydı. Geçmiş 20 yıl içerisindeki başarılı Ganoderma Lucidum ekimleri mantarı daha kolay bulunur ve uğraşılabilir yaptı. 15 yılını bir doğal ekim metodunu geliştirmek için harcayan Japon bilim adamı olan Shigeaki Mori Reishi mantarından sporlar ya da tohumlar yetiştirdi ve Reishi mantarı ekimine öncülük etti. Dünyanın önde gelen mantar uzmanlarından biri olan Paul Stamets yağmur ormanlarından Reishi mantarlarını seçer ve Amerika Birleşik Devletlerinde çok dikkatli bir şekilde kontrol edilen şartlarda sporları ıslah eder. Onun mantarları çok güçlü ve hayati olduğundan müşteri toplar ve dünya çapında takipçiye sahiptir.
Geleneksel Çin Tıbbında Reishi birçok yararlarına göre en çok değerli şifalı bitkidir ve yan etkisi yoktur. Steroid hormonlarına benzeyen bir moleküler yapıya sahip ganoderik asit olarak bilinen triterpenler gurubu sadece bilinen bir kaynaktır. Meyvemsi gövdesi, Beta-D-Glucans içeren şifalı bitkiler arasında en aktif polisakkaritlere (uzun moleküllü şekerler) sahiptir. Reishi ayrıca ergosteroller, tamamlanmış proteinler, doymamış yağ asitleri, vitaminler ve riboflavin (B2), magnezyum, kalsiyum ve çinko içeren mineraller ihtiva eder. Ganoderma Lucidumun farmakolijik kullanımı; bronşit, alerji, kan basıncı düzenleyici, yükseklik korkusu, kemoterapi destekleyici, HIV destekleyici, yorgunluk, yüksek tansiyon, yüksek triglıserid ve hepatit için kuvvet ilacı, bağışıklık sistemi güçlendirici gibidir ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Yeni oluşmakta olan ve hatta tedavisi başlayan Hepatit A,B ve C içinde Reishi Mantarı özünün yüksek derecede etkili olduğuna dair kanıtlar vardır. Reishinin temel özellikleri; kanı temizlemek, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, sinir gerginlilğini azaltmaktır. Bu özellikler, vücudu dengeleyen ve normal çalışmasına yardım eden özelliklerdir ve hastalıklar tedavi edici özelliklerdir.
Kullanımın başlarında bazı insanlar baş dönmesi, kaşıntı, susuzluk ve hatta küçük ve büyük tuvalet ihtiyacında artış hissedebilir. Bunlar Ling Zhi mantarının yararlılığını deney ve uygulamayla kanıtlar. Toksinler vücut tarafından eritilir, bir araya getirilir ve vücuttan atılırlar. Bu yüzden yukarıda bahsettiğimiz bu reaksiyonlar normaldir ve iyileşmek için gereklidir.
GELENEKSEL UZAKDOĞU TIBBINDA:
Mide, karaciğer, böbrek ve kalp üzerine güçlendirici ve destekleyici etki yaptığı, kanı beslediği, kandan toksinleri söküp atarak, vücudun herhangi bir yerinde toksin birikmesini engellediği bilinmektedir. Ruhu dinlendirdiği sakinleştirdiği için tonikum ve sedativum olarak kullanılmıştır.
Yüksek tansiyonda, karaciğer rahatsızlıklarında, kanserde, uykusuzlukta, öksürükte, baş dönmesinde ve iştahsızlık ile libido düşüklüğünde yüzyıllardan beri kullanılmaktadır. (1)
Son yıllardaki bazı çalışmalarda, Ganoderma lucidum (Reishi) meyvelerinin ekstraktlarında kanser hücrelerinin haberleşme yolları (signaling patways) üzerine etkili bileşikler bulunduğu gösterilmiştir. Yüksek metastatik kanser hücrelerinin en önemli özelliklerinden birinin AP–1 ve NF-KB trankripsiyon faktörlerinin sürekli aktivasyonu olduğu bilinmektedir. Hızla yayılan göğüs kanser hücrelerinin yayılma hızlarının inhibisyonu için bu trankripsyon faktörlerinin inhibe edilmesi gerektiği gösterilmiştir. Ganoderma lucidium (Reishi) mantarından hazırlanan ekstraktlarda (meyva ve spor) bulunan bileşiklerin AP-1ve NF-KB nin aktivitelerini (özellikle prostat ve meme kanserlerinde) sürekli inhibe ettiği gösterilmiştir. Buna ek olarak, diğer bir çok aynı yönde etkili bileşiğin yanı sıra Ganoderma lucidum (Reishi) dan elde edilen bir alkolik ekstraktın, meme kanserinde kanser hücrelerinin cell siklus inhibitörü olan p21 /waf-1 in aktivitesini G1 fazının arresti (ölümü) yoluyla bozarak ve cyclin D1’i nonfonksyonel hale getirerek, proliferasyonu inhibe ettiği gösterilmiştir. (2)
KULLANIM ŞEKLİ:
Sağlıklı kişilerde 1 - 2 gr, bağışıklık sistemi zayıf kişilerde 5 - 6 gr.
Cam bir kap içerisinde 1 lt suya karıştırılarak, bir saat kaynatıldıktan sonra içilmesi önerilir.
Kaynatma esnasında metal ile temas etmemesi sağlanmalıdır.
UYARI:
* Hemofili hastalarının kullanması uygun değildir.
* Kadınlarda adet döneminde kullanıldığında kanama süresini uzatabilir.
* Şeker ile tatlandırma yapılmamalıdır.
İLAÇ DEĞİLDİR.
Mucize mantar . Ganoderma Lucidum , Lingzhi ya da Reishi !
( Medical Science Haziran 2007 )
Sanırım bir çoğunuzun bu bitki hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur ama çok daha fazlamızın ondan pek haberi yok. Ayrıca ne kadar bilsek de onun tıbbi tedavi alanında bize daha neler kazandıracağını henüz tam olarak keşfetmiş değiliz
Ganoderma Fungi – Reishi ailesine ait Polyporacea grubuna ait bir bir mantar türüdür. Bu gruba dahil olan tipte ki mantarların özelliği kabuklarının yüzyıllardan beri Uzakdoğu ülkelerinde özellikle Çin , Japonya ve Korede tedavi maksatlı olarak kullanılmış olmasıdır. Ganoderma Lucidum ( Lingzhi ) bunların içinde özel bir yer tutar çünkü o “her derde deva “ bir bitki olarak konumlandırılmıştır. HIV, kanser, düşük tansiyon, yüksek tansiyon, diabet, romatizma, kalp problemleri, felç, ülser, astım, yorgunluk, hepatit A – B – C, uykusuzluk, kısırlık, sedef hastalığı, kabakulak, epilepsi, alkolizm ve liste uzadıça uzuyor… Lingzhi sözü Çincede “Ruhani Güç Bitkisi“ ve ayrıca “Ölümsüzlük Mantarı“ olarak da tanımlanmıştır. Ganoderma Lucidum kanserle tedavide etkilidir çünkü vücudu toksinlerden arındırır ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Karaciğer detoksifikasyonunu geliştirir böylelikle karaciğer fonksiyonunu arttırırak karaciğer hücrelerinin yeniden yapılanmasını tetikler. Bu özelliği ile karaciğer kanserine yakalanmış olanlar için son derece önemli bir bitkisel destektir.
Ganoderma Lucidum’daki anti kanser ajanları Polysaccharid‘ler ve Germanium dur. Ganoderma’nın Polysaccharid fraksiyonu geniş olarak anti tümor tesirinden sorumludur. Yapılan araştırmalarda Ganodermanın bitkisel destek olarak kullanıldığında;
a) Kemoterapi ve radyoterapi sonrasında oluşan yan etkileri asgari düzeye indirdiği,
b) Tümörlü organın hayatta kalma süresini uzattığı ve başka organlara sıçrama olasılığını azalttığı,
c) Yaşam kalitesini geliştirdiği,
d) Vakanın kendini tekrarlamasını engellediği ortaya çıkmıştır .
Ganoderma Lucidum, kemoterapi veya radyoterapi sonrasında oluşan yan etkiler olan saç dökülmesi, iştah kaybı, yorgunluk, kemik iliği supresyonu ve enfeksiyon riskini ortadan kaldırır.
Ganoderma Lucidum’un ana niteliği kanser ile savaştır .
* Bağışıklığın arttırılmasına ve endocrine sistemin düzenlenmesine yardım eder. Tümorleri engeller, zararlı serbest radikallerin oluşumunu elimine eder.
* Kanserli hücrelerin DNA sentezini bozar, tümörlü hücrelerin terminal enzim aktivitesini yok eder, T ve B lymphocyt‘lerindeki macrophage’ı düzenler ve arttırır böylelikle kanser hücrelerinin yayılmasını kontrol altında tutar .
* Toksinleri azaltır ve kemoterapi / radyoterapi sonucu ortaya çıkan ağrıları yatıştırır.
* Karaciğer detoksifikasyonunu arttırır ve böylelikle karaciğer fonksiyonunu geliştirerek karaciğerde yeni hücre üretimini tetikler.
* Kanser sebebi ile oluşan iştahsızlığı düzeltir.
* Son aşamadaki kanser hastalarında duyulan ağrının tedavi edilmesinde kullanılır.
* Özellikle böbrek rahatsızlıklarında verimlidir.
* Bitkisel tedavide 2000 yıldan uzun süredir (birçok kaynağa göre 4000) Japon ve Çin tıbbında kullanılan, bitkisel bir ürün olup, inanılmaz yararları bulunmaktadır. İmparatorluklar zamanında sadece İmparatorların ve yakınlarının kullanabildiği bir bitki idi. Bilinen en eski ve en değerli bitkidir. Uzak doğuda bulunan bitki sağlığı ile ilgili Shen Nuing Ben Caojin yazıtlarında bir numaralı bitki olarak listede yer alır.
* Doğal ortamda çok nadir bulunan Reishi ( Ganoderma lucidum) ile ilgili çalışmalar, son otuz yılda inanılmaz hız kazanmış. Uzun araştırmalar sonucu üretim teknikleri geliştirilmiş ve ilaç endüstrisinin hizmetine sunulmuştur.
1- Toksik etkisi olmadan günlük olarak sürekli alınabilen ve kesinlikle yan etkisi olmayan bir bitkidir.
2- Günlük alındığı takdirde, vücut fonksiyonlarını normale çevirir ve tüm organların çalışma fonksiyonlarını düzeltir.
3- Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, düzgün çalışmasını sağlar. Reishi Mantarı ( Ganoderma lucidum) ileri ülkelerde solunum yolları problemlerinin çözücüsü olarak tanınmaktadır. Çünkü kronik bronşitten şikâyeti olan, 2000 Çinli hasta üzerinde yapılan ve “Herbs for health Jan-Feb 97” dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre iki hafta süreyle Ganaoderma lucidium çayı içen bu hastaların %60–90’ nın kendilerini daha iyi hissettikleri ve iştahlarının arttığı bulunmuştur.
* 2000 yılı aşkın süreden beri Çin ve Japon halklarının sağlıklı yaşam ve uzun ömür için kullandığı Reishi mantarı, özellikle karaciğer bozuklukları, artrit ve hipertansiyon gibi rahatsızlıklar için tercih edilmiştir. Günümüzde insanlarla yapılan araştırmalarda da Reishi’nin antiallerjik, antiemflamatuar, antiviral, anti bakteriyel ve özellikle antioksidant (yaşlanmayı geciktirici ) özellik taşıyan bileşikler içerdiği bulunmuştur. İn vitro testlerle kanser tümörlerine karşı Ganoderma lucidum bileşenlerinin etkili olduğu gösterilmekle kalmayıp Reishi den izole edilen ve Ling zhi -8 adı verilen bir proteinin transplant reddini engellediği de gösterilmiştir.
* Reishi metabolik ve psişik yorgunlukları (kendini hasta hissetme veya mutsuzluk gibi) yaşam sevincine ve sağlıklı bir psikolojiye dönüştürmede büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Herkes (Hemofili şikâyetleri olanlar hariç) günlük 1–2 gr lık dozlar halinde Reishi kullanarak çay hazırlayabilir. Bağışıklığını güçlendirme, fiziksel canlılığını koruma ve geliştirme ve her türlü asabi yorgunluktan korunabilme yönünde kendine yüksek düzeyde yardımcı olabilir.
REİSHİ
Ganoderma lucidum olarak bilinen ve yüzyıllardan beri yaygın olarak kullanılan bir mantardır. Çin tıbbının verilerine göre insanın beş anahtar organına nüfus etmekte ve etkili olmaktadır. Bunlar kalp, karaciğer akciğer, pankreas ve böbrektir.
Ganoderma lucidum insanın çeşitli sistemlerinin rahatsızlıklarını (solunum, dolaşım, sinir, sindirim, endokrin, hareket sistemleri...) tedavi edebildiği gibi tıbbi, cerrahi, jinekolojik ve pediatrik müdahalelerden sonra iyileşmeyi hızlandırmaktadır.
Bütün bu etkileri aslında, başta immun (bağışıklık) sistemi olmak üzere sağlıklı temeli korumak kaydıyla bütün yaşamsal faaliyetleri desteklemesinden kaynaklanmaktadır.
Özel hastalıkları tedavi etmek için kullanılan veya vücudun sadece belirli eksikliklerini destekleyen diyet unsurlarından ve ilaçlardan tamamen ayrı düşünülmelidir.
Ganoderma lucidum vücudun tüm mekanizmasını ve metabolizmasını dengeleyerek bütün organ fonksiyonlarının düzgün yürütülmesini sağlar.
Özellikle sahip olduğu etkinliklerin bazılarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
1-TÜMÖRLERE ETKİSİ
Tümörün oluşmasında asıl etken immun sistemin bozukluğu veya zayıflığıdır. Ganoderma lucidum immun sistemi düzenleyen ve aktive eden en iyi materyaldir. Önce vücudun bağışıklık mekanizmasını güçlendirir ve vücudun tümöre karşı kendi kendini müdafaa etme yeteneğini arttırır.
Ganoderma lucidum monositik makrofajların özellikle interlökin h sentezini aktive ederek fonksiyonel yönden güçlendirmektedir. Lökositlerin üretimini hedef alan fakat kanın tüm elemanları için geçerli olan sentez kapasitesini arttırır.
Kanser hücreleri üzerine inhibisyon etkisi yapan bileşenleri sayesinde giderek anti tümör ilacı, kanserden koruyucu diyet elemanı ve klasik kanser tedavilerine destek amacıyla daha da yaygın anlamda kullanılmaktadır.
Ganoderma lucidum insan vücudu üzerine olumsuz ve toksik etki yapan her şeyi yok eder. Bağışıklığı hiçbir toksik etki yapmaksızın güçlendirme özelliği Ganoderma lucidumun diğer bütün ilaçlara karşı asla erişilemez üstünlüğüdür.
2-KARACİĞER KORUMA VE DETOKSİFİKASYON
Ganoderma lucidum karaciğeri çeşitli fizyolojik ve biyolojik olumsuz faktörlerden korumaktadır. Daha da öte etkisi hasardan sonrada mükemmeldir. (Var olan bir bozuklukta da geçerlidir.)
Hücrelerdeki hem toksik bileşiklerin hem de ilaçların metabolizmasını hızlandırmaktadır ve toksik hepatitin tedavisinde yol göstermektedir.
Ganoderma lucidum kronik hepatitin tedavisinde baş dönmesi, göz kararması ve bununla ilgili belirtileri de ortadan kaldırmaktadır.
Kronik toksisitenin tedavisinde çeşitli kronik hepatit ve diğer hepatit tedavilerinde kullanılmaktadır.
3-KARDİYOVASKULER ETKİSİ
Hayvanlarda yapılan deney ve klinik çalışmalar G. Lucidumun koroner arteri genişlettiğini damarlardaki kan akışını arttırdığını ve kardiyak kapiller dolaşımını geliştirdiğini desteklemektedir. Böylece oksijen kaynağı ve kardiyak kaslardaki enerji artmaktadır.
Kan akımının yavaşlaması kaynaklı kalp rahatsızlıklarında kalbin korunmasına yardım eder. Ve kalp hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde idealdir. Ganoderma lucidumun hipertansif hastalardaki trigliserit, lipoprotein ve kandaki kolesterol seviyesini azalttığı apaçık bellidir.
Damar sertliği hastalığı olan arterial atheromotusun çeşitli tiplerini engellemektedir. Damar sertliği oldukça şekillendiyse G. Lucidum arter duvarındaki kolesterol miktarını azaltacak ve kan damarını yumuşatarak hasarı en aza indirecektir.
Böylece romatoid artrit kökenli hastalıkların gelişmesini engellemektedir. Romatoit artrit bulunan insanlarda bile G. Lucidum kolesterol seviyesini düşürdüğü için atardamar duvarları esnekleşir ve daha ileri düzeyde hasar görmesi engellenir.
Bilhassa periferik dolaşımı güçlendirmesi ve platelet agregasyonu denilen damar içi pıhtı oluşumunu engellemesi mükemmeldir. Tüm bu etkinlikleri nedeniyle kardiyovasküler hastalıkların tümünde koruyucudur.
4- YAŞLANMAYI GECİKTİRME
Ganoderma lucidum polisakkarit ve polipeptitleri aşağıdaki mekanizmalarla yaşlanmayı yüksek düzeyde yavaşlatır.
a-Bağışıklık sistemini güçlendirip düzenlemek suretiyle; böyle bir güçlendirme yeni yetişkin insan da olduğu kadar ileri yaşlardaki insanlarda da çok başarılı bir şekilde gözlenmektedir. Özellikle gençlerde Ganoderma lucidum etkinliğiyle sağlıklı ve optimal bir gelişim bağışıklık sisteminin en büyük destekçisidir.
b-Nükleik asit ve proteinlerin sentezlenmesini optimize eder. Araştırmalar göstermiştir ki kişinin yaşı fazla önemli olmaksızın nükleik asit ve proteinlerin optimize edilmiş senteziyle özellikle kanda, karaciğer ve kemik iliğinde yüksek hücre konsantrasyonlarına ulaşılmaktadır. Bu da yaşlanmanın en önemli engelleyicisidir. Gözlenmiştir ki ganodermanın yaşlanmayı geciktirme etkisi sadece yetişkinlerde değil gençlerde de aynı şekilde gerçekleşmiştir.
c-Serbest radikaller üzerine etkisi; yaşlılığa neden olan etkenlerden birisi vücuttaki hücrenin kendi antioksidan bileşiklerinde azalma meydana gelmesi veya SOD gibi antioksidan benzeri bileşiklerde azalma ortaya çıkmasıdır. Bu tip antioksidanlar vücudu serbest radikallerin sebep olduğu hasarlardan korumada mutlak gerekmektedir. G. Lucidum polisakkaritleri SOD ye çok benzer özel bileşikler şeklinde serbest radikalleri yok ederek ve yağların aşırı oksidasyonunu durdurarak vücudun hasar görmesini engellemektedir. Bu tip aktiviteler hücreleri korur ve onların yaşlanmasını geciktirir.
d-Ganoderma lucidum polisakkaritleri hücrenin çekirdeğinden DNA sentezini arttırarak hücre bölünmesini teşvik eder ve endirekt olarak bu yolla da yaşlanmayı yavaşlatmış olur.
5-NÖROASTENİA ÜZERİNE ETKİSİ
Çin tıbbında G lucidum asab bozukluğu ve uykusuzluğu tedavi etmede neredeyse klasik bir ilaç şeklinde kullanılmıştır. Çünkü MSS üzerinde etkilidir. G. Lucidum ekstraktları olumsuz vücut aktivitesini fizyolojik düzeye indirgemektedir. Bu inhibisyon neredeyse kantitatif hassasiyette olup aktivite düzeyini her türlü olumsuzluktan koruyacak düzeyde bir yardım sağlar. Ganoderma lucidum kafein gibi merkezi uyarıcı etkisi yapan bileşiklere benzer şekilde ölümü geciktirmesi göstermektedir ki sinir sistemini büyük bir etkinlikle uyarmaktadır. Eski Çin tıp yayınlarında Ganodermanın canlılığı koruyucu yaşam şevkini arttırıcı aklı geliştirici ve hafıza gücünü arttırıcı etkisi olduğu bildirilmektedir.
Çok yakın bir zamanda sinirsel zayıflıktan kaynaklanan uykusuzluğun Ganoderma ile %87,14 %100 oranında tedavi edildiği bildirilmiştir.
Bilhassa on onbeş günlük bir kullanım periyodu sonunda uyku düzelmekte, iştah artmakta ve vücut ağırlığı dengelenmektedir. Bunlara bağlı her türlü semptom azalmakta veya kaybolmaktadır.
6-HİPERTANSİYON ÜZERİNE ETKİSİ
Ganoderma lucidum anestezi altındaki tavşanlarda başarılı bir şekilde kan basıncını düşürmektedir. Sistolik ve diyastolik basınç %15, 25 oranda düşmektedir (özellikle diyastolik basıncı düşürmesi çok önemlidir). Dolayısıyla sinirsel aktivite inhibe edilmektedir. İnhibisyon düzeyinin %20, 40 olduğu düşünülür. Bir hastane bildirisinde yüksek tansiyonlu 18 vakadan Ganoderma lucidum eksraktıyla %88, 9 başarı elde edilerek başarı sağlandığı bildirilmektedir. Kan basıncını düşürme etkisini sempatik sinir sistemini inhibe etmesinden kaynaklandığı kabul edilmiştir.
30 yüksek tansiyon hastasının tedavi edildiği bir diğer araştırmada %88,3 düzeyinde Ganaderma lucidum başarısı sağlandığı bildirilmektedir. Bunun ötesinde G lucidum takviyesinin diğer tansiyon ilaçlarını etkisini arttırma ve stabilize etme yönünde çok faydalı olduğu tespit edilmiştir.
7-DİYABET ÜZERİNE ETKİSİ
Ganodermanın içerdiği bileşiklerden Ganoderma B ve C olarak adlandırılanların kan şekerini düşürdüğü bulunmuştur. Bu etkinliğin Ganodermann vücudun kendi dokuları tarafından kan şekerini daha iyi kullanılır hale getirmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. G. Lucidum bileşenleri bu olayda yağ asitlerinin serbest kalmasını engelleme yönünde insüline destek olduğu bulunmuştur. Bilhassa idrarında ve kanında şeker yüksek insanlarda bu etki açıkça görülmektedir. Kan şekerinin173 den 116ya kolesterolün 230'dan 179'a düştüğü bulunmuştur. Yine G. Lucidum suda çözünen polisakkaritleri insüline bağlı olmayan diyabetin kontrol altında tutulmasında etkilidir ve bu amaçla geniş ölçüde kullanılmaktadır.
8-KRONİK BRONŞİT VE BRONŞİYAL ASTIMA ETKİSİ
Ganoderma lucidum öksürük nöbetlerini keser, balgamı saflaştırır. Ve astımı baskı altına alır. Benzer sebeplerle ortaya çıkan belirtileri ve hastalıkların belirtilerini silikleştirir.
Bilindiği gibi G lucidum bağışıklık sistemini aktive etmektedir. Dolayısıyla gripten ve yukarıdaki hastalık tablolarından korunma etkinliği buna dayanmaktadır.
9- AŞIRI HASSASİYETE ETKİSİ
Eğer herhangi bir antijene karşı bağışıklık reaksiyonları aşırı düzeyde gerçekleşirse immunopatolojik anormallikler ortaya çıkar. Ganoderma lucidum vücutta bu tip aşırı reaksiyonların ortaya çıkmasını baskılar ve vücut düzeninin korunmasını sağlar. Yapılan çalışmalar da gösterilmiştir ki alerjik reaksiyonların daha ortaya çıkmadan önlenmesini sağladığı için Ganoderma lucidum bu tip hastalardaki aşırı hassasiyet faktörlerinin serbest kalmasına müsaade etmediği bulunmuştur. Bu özelliğiyle günümüzde kullanılan bütün aşırı hassasiyet reaksiyonları, alerjik astım gibi otoimmun rahatsızlıklar ve lupus eritemetosiz vulgaris, romatoit artrit, romatoit kalp rahatsızlıkları, alerjik rinit ve alerjik cilt rahatsızlıkları gibi hastalıların tedavisinde çok daha üstün fayda sağlamaktadır. Hormonların vücutta kullanılabilirliğini arttırdığından toksifikasyon hastalarında tedavi amacıyla kullanılabilmektedir.
10-GÜZELLİĞİN KORUNMASI ÜZERİNE ETKİSİ
Ganoderma lucidumun uzun gençlik ilacı adını almasının ana sebebi cildi koruması ve yaşlanmayı geciktirmesidir. Ganoderma sayesinde cildin su regülâsyonu mükemmelleştiğinden cilt, elastik nemli ve düzgün kalır. Ganodermanın ciltte melanin oluşmasını inhibe ettiği de bulunmuştur. Günümüzde Ganodermadan yapılmış güzellik ürünleri endüstrinin yeni parlayan yıldızı durumundadır. Bunlarla birlikte ganıoderma içeren besinler alındığında sinerjik bir etki ortaya çıkmaktadır. Banyo sularına ganoderma eksraktı katarsanız deriniz genç görünmekle kalmayıp bakteriyel enfeksiyonlardan da korunmuş olur.
Yukarıdaki tüm özelliklerine ek olarak ganoderma kemik iliğindeki kan sentezini desteklemesi sebebiyle çeşitli kan hastalıkları taşıyanlar ve yoğun radyasyon altında kalan insanlardaki düşük WC belirtilerinin ortadan kaldırılmasında çok etkilidir. Vücudun bağışıklık sistemi artığından AİDS de dahil olmak üzere viral enfeksiyonlardan korunmasını sağlar.
Uterustaki düz kasların aşırı kasılmasını engeller ve hamile kalınmasını kolaylaştırır.
Ganoderma retinadaki pigment denatürasyonunu, beyinin az gelişmişliğini ve anormal zayıf kas gelişmesini başarılı şekilde engellediği ve iyileştirdiği anlaşılmıştır. Baş ağrıları, sinir ağrıları ve kanserle ilgili ağrıları azalttığı da bulunmuştur.
TARİHÇESİ
İmparatorluk döneminde, Uzakdoğu’da sadece imparatorlar ve çocukları bu mantarın suyunu içebilirlermiş. Halktan birisi bir ağaç altında bulduğunda, saraya götürüp teslim edermiş. Çok seyrek olarak doğada bulunabildiğinden, halkın bu mantarı bulup saklaması, yanında idam cezasını
getirirmiş. Mantarın görüldüğü bölgeye yakın evler aranırmış.
Ve söylenceye göre, sadece bu mantar yüzünden o zamanlar 100’e yakın insan hayatını kaybetmiş.
Reishi (Ganoderma lucidum) mantarı hakkındaki efsaneler bununla da bitmiyor. Bu mantarın ününü duyan Avrupalılar, gerçeğini hiçbir zaman göremedikleri için “Fantom Mushroom” ilan etmişler onu. Yani bir Uzakdoğu hayaleti.
Yaklaşık 2000 yılı aşkın süreden beri (birçok kaynağa göre 4000) Uzakdoğu geleneksel tıbbında kullanılan ve “Bitkilerin Kraliçesi” olarak anılan mantarı, Japon araştırmacı Shigeaki Mori üretilebilir hale getirdi. Bunun ardından dünyanın her kesiminden araştırmacının ilgisini çekti. Japon araştırmacı, sessiz sedasız tam 15 yılını Reishi Mantarı’nın kültürünü üretmeye adamış. Bugün Reishi (Ganoderma lucidum) mantarı Japon araştırmacının bulduğu bu tekniğin geliştirilmesiyle üretilmektedir. Shigeaki Mori'nin ilk geliştirdiği teknikle, üretme denemesinde mantarın ortaya çıkış süresi 2 yıl iken bugün geliştirilen teknikler sayesinde bu süre 100 güne kadar düşürülmüştür.
İçerisinde kompleks karbonhidratlar ( suda eriyen polisakkaritler), triterbenes ( ganoderik asit), amino asitler ve proteinler bulunur.
Araştırmacılar en etkili maddesinin polisakkaritler ve ganoderik asit olduğunu ortaya koymuşlardır. Bunlardan polisakkaritler; antitümör, bağışıklık sistem düzenleyicisi ve tansiyon düşürücü etkisinden sorumlu. Diğer aktif içeriği olan triteterbenes ( ganoderik asit) ise histamine bağlı alerjilere, nefes darlığı ve karaciğer fonksiyonlarını düzeltmekten sorumlu olduğunu ortaya koymuşlardır. Tadının acı olması ganoderik asidin ürün içinde ne kadar fazla olduğunu ifade eder.
Günlük olarak Reishi alımı bağışıklık sistemini güçlendirip kan dolaşımını düzenleyerek sağlıklı bir vücuda sahip olmayı sağlar.
KANIT VARMI?
Son otuz yıllık araştırmalar ABD, Japonya, Çin ve İngiltere’de yapılmıştır. Araştırmalar özellikle kanser, hipertansiyon, yüksek kolesterol, alzaimer, diyabet ve hepatit hastalıklarında yapılmıştır.
Bilimsel araştırmalar vücut fonksiyonlarını düzenleyici, eksik ve yetersiz beslenmede tamamlayıcı özellikleri olduğunu ortaya koymuştur.
Doğulu bilim adamaları düzenli alımını önerirken ve günlük kullanımda insanları hastalığa karşı koruduğunu ve uzun yaşam vaat ettiğini öne sürmüşlerdir. Batılı bilim adamları ise hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılması gerektiğini savunmaktadırlar. Ve doğuda 2000 yıldır hastalıkların önlenmesi amaçlı düzenli olarak kullanılmıştır.
VİDEO STAR TV HABERİ